Daha huzurlu yaşam için
Hayatınızdaki mücadelelerinizde deneyimli bir rehberle sizde başarabilir ve hedeflerinize ulaşabilirsiniz

Hayatı dengede ve kalben mutmain bir şekilde yaşamak isteyenler...

Hedef belirleyemeyen veya varolan hedefinin üzerine cesaretle gidemeyenler...

En iyi versiyonunuz olma yolunda size rehberlik etmek için bizler buradayız
“Seyir eden misin bu âlemde, yoksa seyreden mi?”
Basit gibi görünen ama insanın bütün hayatını ortaya seren bir soru!
Bir çoğumuz hayatın içindeyiz,
ama hayatın öznesi değiliz.
Olan biteni izliyoruz.
Şartları, insanları, geçmişi, sistemi, kaderi…
Ve fark etmeden şunu diyoruz:
“Böyle geldi, böyle gidiyor.”
Aslında hayat, sadece başına gelenler değildir.
Hayat, başına gelenlere verdiğin tepkidir.
Hayatı seyreden insanın dili “keşke” ile başlar.
Seyir eden insanın dili ise “ne yapabilirim?” diye sorar.
Aynı şartlar…
Aynı aile…
Aynı ülke…
Ama bambaşka hayatlar.
Çünkü farkı oluşturan şey koşullar değil,
bilinçtir.
Bilinç; düşünceni yakaladığın an başlar,
duygunu yönettiğin yerde güçlenir,
davranışına dönüştüğünde kaderi şekillendirir.
NLP’de buna etki alanına geçmek deriz.
Yani tepki veren değil, etki eden olmak.
Birlikte dürüstçe bakalım:
Hayatında izlediğin bir alan var mı?
“Bir gün olur” deyip beklediğin…
“Şartlar değişsin” diye ertelediğin…
İşte tam orası, seyirci koltuğu.
Ama güzel haber şu:
Kimse hayata seyirci doğmaz.
Sadece zamanla direksiyonu bırakır.
Ve isterse, yeniden eline alabilir.
Eğer sen de
hayatının direksiyonuna geçmek,
bilinçaltı kalıplarını fark etmek,
özdeğerini içeriden inşa etmek istiyorsan;
Sadece izlemekle yetinme.
Seyir eden tarafta yerini al.
👉 Nisan ayında başlayacak olan kişisel gelişim eğitimime katıl ve bu yolculuğu birlikte deneyimleyelim.
Çünkü hayat, seyredilmeyecek kadar kıymetli.
Esracoaching Danışmanlık
İletişim no : 05442717699
https://esracoaching.com
#kisiselgelisim #manevipsikoloji #farkındalık #seyir #hayatkısa
“Seyir eden misin bu âlemde, yoksa seyreden mi?”
Basit gibi görünen ama insanın bütün hayatını ortaya seren bir soru!
Bir çoğumuz hayatın içindeyiz,
ama hayatın öznesi değiliz.
Olan biteni izliyoruz.
Şartları, insanları, geçmişi, sistemi, kaderi…
Ve fark etmeden şunu diyoruz:
“Böyle geldi, böyle gidiyor.”
Aslında hayat, sadece başına gelenler değildir.
Hayat, başına gelenlere verdiğin tepkidir.
Hayatı seyreden insanın dili “keşke” ile başlar.
Seyir eden insanın dili ise “ne yapabilirim?” diye sorar.
Aynı şartlar…
Aynı aile…
Aynı ülke…
Ama bambaşka hayatlar.
Çünkü farkı oluşturan şey koşullar değil,
bilinçtir.
Bilinç; düşünceni yakaladığın an başlar,
duygunu yönettiğin yerde güçlenir,
davranışına dönüştüğünde kaderi şekillendirir.
NLP’de buna etki alanına geçmek deriz.
Yani tepki veren değil, etki eden olmak.
Birlikte dürüstçe bakalım:
Hayatında izlediğin bir alan var mı?
“Bir gün olur” deyip beklediğin…
“Şartlar değişsin” diye ertelediğin…
İşte tam orası, seyirci koltuğu.
Ama güzel haber şu:
Kimse hayata seyirci doğmaz.
Sadece zamanla direksiyonu bırakır.
Ve isterse, yeniden eline alabilir.
Eğer sen de
hayatının direksiyonuna geçmek,
bilinçaltı kalıplarını fark etmek,
özdeğerini içeriden inşa etmek istiyorsan;
Sadece izlemekle yetinme.
Seyir eden tarafta yerini al.
👉 Nisan ayında başlayacak olan kişisel gelişim eğitimime katıl ve bu yolculuğu birlikte deneyimleyelim.
Çünkü hayat, seyredilmeyecek kadar kıymetli.
Esracoaching Danışmanlık
İletişim no : 05442717699
https://esracoaching.com
#kisiselgelisim #manevipsikoloji #farkındalık #seyir #hayatkısa
...
Gerçekten kopsun mu kıyamet?
Kıyamet dediğimiz vakit, neyi çağırdığımızın farkında mıyız? Evet, bu dünya zorluklarla dolu. Bazen insanın içinden “bitsin artık” demek geçiyor. Fakat bu işin bir de öbür yüzü var. Kıyamet, tahayyül edemeyeceğimiz bir ağırlık. Bugün yaşadıklarımız bile onun yanında hafif kalır.
Kıyameti çağırmak, insanı yormaz mı? Kendi kendimize “kopsun” dediğimizde, belki farkında olmadan bir de o yükü omuzlarımıza alıyoruz. Oysa, şu anın içinde nefes alıp şöyle bir durup baksak; “Bütün bunlar varken ben ne yapabilirim?” diye sorsak.
Kıyameti çağırmak yerine, o enerjiyi bir dua, bir hayra niyet olarak çevirmek belki de ilk adım...
Kendi içimizde bir uyanışa, etrafımızda bir farkındalığa vesile olsak?
Bu dünya bizim nefes aldığımız yer, onu dönüştürmek bizim elimizde. Kıyameti beklemek yerine, inancımızla, niyetimizle bu anı kıymetlendirelim. Çünkü her şey, insanın kendinden başlar.
Doğru dil ve düşünce kalıplarına sahip olmak istiyorsan eğitimlerimize katıl.
Esracoaching Danışmanlık
İletişim no: 05442717699
https://esracoaching.com
#kisiselgelisim #manevipsikoloji #farkındalık #kıyamet #dilvedüşünce
Gerçekten kopsun mu kıyamet?
Kıyamet dediğimiz vakit, neyi çağırdığımızın farkında mıyız? Evet, bu dünya zorluklarla dolu. Bazen insanın içinden “bitsin artık” demek geçiyor. Fakat bu işin bir de öbür yüzü var. Kıyamet, tahayyül edemeyeceğimiz bir ağırlık. Bugün yaşadıklarımız bile onun yanında hafif kalır.
Kıyameti çağırmak, insanı yormaz mı? Kendi kendimize “kopsun” dediğimizde, belki farkında olmadan bir de o yükü omuzlarımıza alıyoruz. Oysa, şu anın içinde nefes alıp şöyle bir durup baksak; “Bütün bunlar varken ben ne yapabilirim?” diye sorsak.
Kıyameti çağırmak yerine, o enerjiyi bir dua, bir hayra niyet olarak çevirmek belki de ilk adım...
Kendi içimizde bir uyanışa, etrafımızda bir farkındalığa vesile olsak?
Bu dünya bizim nefes aldığımız yer, onu dönüştürmek bizim elimizde. Kıyameti beklemek yerine, inancımızla, niyetimizle bu anı kıymetlendirelim. Çünkü her şey, insanın kendinden başlar.
Doğru dil ve düşünce kalıplarına sahip olmak istiyorsan eğitimlerimize katıl.
Esracoaching Danışmanlık
İletişim no: 05442717699
https://esracoaching.com
#kisiselgelisim #manevipsikoloji #farkındalık #kıyamet #dilvedüşünce
...
Bir ben var, benden içeri...
Hayatta yaşadığımız pek çok sorun, dışarıda çözülmesi gereken problemler gibi görünür. Oysa kalıcı çözümler, çoğu zaman iç dünyada bekler. Kişi kendi içindeki karmaşayı, çelişkileri ve tekrar eden davranış kalıplarını fark etmeden; ilişkilerde, işte ya da hayata dair duruşunda sağlıklı bir denge kuramaz.
Tasavvufun yüzyıllardır işaret ettiği temel gerçek şudur: İnsanın en zor mücadelesi, kendi nefsiyle olan mücadelesidir. Çünkü nefis, çoğu zaman insanı yanıltır; haklı çıkmayı haklı olmaya tercih ettirir, yüzleşmek yerine kaçmayı cazip gösterir.
Ruhun arınması, kalbin sadeleşmesi ve ilimle zihnin yeniden yapılanması; insanın kendini tanıma yolculuğunun doğal adımlarıdır. Bu süreç, yalnızca bilgiyle değil, bilinçle ilerler. Kişi kendi öz değerini fark etmedikçe, kendine karşı adil davranmadıkça; ne kulluk bilincinde derinleşebilir ne de insan ilişkilerinde sahici bir bağ kurabilir.
Evet... Çoğu zaman insan içine dönmekten korkar, kaçar ama gerçek dönüşüm, dışarıyı değiştirmeye çalışmakla değil; iç dünyayı düzenlemekle başlar. Ve insan, içe yöneldiğinde şunu fark eder: Çözüm hep içeridedir. İçerideki yol ise, insanı nihayetinde Allah’a yönelten bir idrakle anlam kazanır.
İstermisin derinlerine inelim, içindeki gerçek sen`i bulup çıkaralım. Göreceksin o zaman hayat daha anlamlı!
Eğitim başvurusu için👇
Esracoaching Danışmanlık
İletişim no: 05442717699
https://esracoaching.com
#kisiselgelisim #manevipsikoloji #farkındalık #egitim #gelişim
Bir ben var, benden içeri...
Hayatta yaşadığımız pek çok sorun, dışarıda çözülmesi gereken problemler gibi görünür. Oysa kalıcı çözümler, çoğu zaman iç dünyada bekler. Kişi kendi içindeki karmaşayı, çelişkileri ve tekrar eden davranış kalıplarını fark etmeden; ilişkilerde, işte ya da hayata dair duruşunda sağlıklı bir denge kuramaz.
Tasavvufun yüzyıllardır işaret ettiği temel gerçek şudur: İnsanın en zor mücadelesi, kendi nefsiyle olan mücadelesidir. Çünkü nefis, çoğu zaman insanı yanıltır; haklı çıkmayı haklı olmaya tercih ettirir, yüzleşmek yerine kaçmayı cazip gösterir.
Ruhun arınması, kalbin sadeleşmesi ve ilimle zihnin yeniden yapılanması; insanın kendini tanıma yolculuğunun doğal adımlarıdır. Bu süreç, yalnızca bilgiyle değil, bilinçle ilerler. Kişi kendi öz değerini fark etmedikçe, kendine karşı adil davranmadıkça; ne kulluk bilincinde derinleşebilir ne de insan ilişkilerinde sahici bir bağ kurabilir.
Evet... Çoğu zaman insan içine dönmekten korkar, kaçar ama gerçek dönüşüm, dışarıyı değiştirmeye çalışmakla değil; iç dünyayı düzenlemekle başlar. Ve insan, içe yöneldiğinde şunu fark eder: Çözüm hep içeridedir. İçerideki yol ise, insanı nihayetinde Allah’a yönelten bir idrakle anlam kazanır.
İstermisin derinlerine inelim, içindeki gerçek sen`i bulup çıkaralım. Göreceksin o zaman hayat daha anlamlı!
Eğitim başvurusu için👇
Esracoaching Danışmanlık
İletişim no: 05442717699
https://esracoaching.com
#kisiselgelisim #manevipsikoloji #farkındalık #egitim #gelişim
...
PEKİ NEDEN KAYGI OLUR ?
Çünkü zihin “Ben kontrol edersem güvende olurum” diye düşünür.
Ama hayat kontrol edilemeyince zihin alarmı yükseltir.
Kaygı burada “Güvence istiyorum” mesajı taşır. Derinlerde ise;
“Hata yaparsam değerim düşer.”
“Herkesi memnun etmeliyim.”
“Güvende olmak için her ihtimali düşünmeliyim.” düşüncesi vardır.
✅Kontrol alanını küçült,
❗Kaygıyı kimlik yapma,
‼️Ve en önemlisi de kaygıyı susturmaya çalışma, anlamaya çalış.
"NEDEN İNSAN SUÇLU HİSSEDER" sorusunun cevabında ise; Zihin şu inançla çalışır:
“Ben iyi olmalıyım… iyi olmak = herkesin ihtiyacını öncelemek.”
Sonra kişi kendi ihtiyaçlarını erteledikçe içte bir ses başlar:
“Yetersizsin… yanlış yaptın…”
Suçluluğun iki yüzü vardır:
1- Sağlıklı suçluluk: “Bir hatam var, telafi edebilirim.”
2- Zehirli suçluluk: “Ben yanlışım.” (kimliğe yapışır)
❗Şayet suçluluk gerektirecek bir durum yaşadıysan varsa telafisini yap, yoksa dersini çıkar, alacağın mesajı al ve hayatına devam et.
Unutma! Suçluluk birikince kalp yorulur. Ama şefkat gelince kalp toparlanır.
ÖFEKE’YE GELECEK OLURSAK ;
Öfkede şu mesaj vardır:
“Benim hakkım var.”
“Benim de sınırım var.”
“Ben de görülmek ve anlaşılmak istiyorum.”
Ama kişi bunu zamanında söylemeyince öfke birikir.
Öfke genelde şunu saklar:
kırgınlık, değersizlik, hayal kırıklığı, incinme.
Ne yapman lazım?
✅Öfekeyi ihtiyaca çevirmen,
✅Sınırını belirlemen,
✅Patlamadan önce regüle etmeye çalışman lazım.
Öfke doğru yönetilince yıkan değil koruyan olur!
🚨Şayet "HEPSİ BENDE VAR " diyorsan; bu senin hayat kaliteni düşürür, muhtemelen bedensel ve mental olarak yorgunsundur.
Bunun sebebi ise;
Duyguları erteleme alışkanlığı,
Sınır problemi,
Mükemmeliyetçilik/kontrol ihtiyacı,
Görülmeme / değer ihtiyacı,
Uzun süre stres (sinir sistemi yorgunluğu),
Eski kırgınlıkların kapanmaması
Peki bu duygular en çok neyle bastırılır?
Devamı yorumda👇👇👇
Esracoaching Danışmanlık
İletişim no : 05442717699
https://esracoaching.com
#kisiselgelisim #manevipsikoloji #kaygıyönetimi
#öfkekontrolü #suçluluk
PEKİ NEDEN KAYGI OLUR ?
Çünkü zihin “Ben kontrol edersem güvende olurum” diye düşünür.
Ama hayat kontrol edilemeyince zihin alarmı yükseltir.
Kaygı burada “Güvence istiyorum” mesajı taşır. Derinlerde ise;
“Hata yaparsam değerim düşer.”
“Herkesi memnun etmeliyim.”
“Güvende olmak için her ihtimali düşünmeliyim.” düşüncesi vardır.
✅Kontrol alanını küçült,
❗Kaygıyı kimlik yapma,
‼️Ve en önemlisi de kaygıyı susturmaya çalışma, anlamaya çalış.
"NEDEN İNSAN SUÇLU HİSSEDER" sorusunun cevabında ise; Zihin şu inançla çalışır:
“Ben iyi olmalıyım… iyi olmak = herkesin ihtiyacını öncelemek.”
Sonra kişi kendi ihtiyaçlarını erteledikçe içte bir ses başlar:
“Yetersizsin… yanlış yaptın…”
Suçluluğun iki yüzü vardır:
1- Sağlıklı suçluluk: “Bir hatam var, telafi edebilirim.”
2- Zehirli suçluluk: “Ben yanlışım.” (kimliğe yapışır)
❗Şayet suçluluk gerektirecek bir durum yaşadıysan varsa telafisini yap, yoksa dersini çıkar, alacağın mesajı al ve hayatına devam et.
Unutma! Suçluluk birikince kalp yorulur. Ama şefkat gelince kalp toparlanır.
ÖFEKE’YE GELECEK OLURSAK ;
Öfkede şu mesaj vardır:
“Benim hakkım var.”
“Benim de sınırım var.”
“Ben de görülmek ve anlaşılmak istiyorum.”
Ama kişi bunu zamanında söylemeyince öfke birikir.
Öfke genelde şunu saklar:
kırgınlık, değersizlik, hayal kırıklığı, incinme.
Ne yapman lazım?
✅Öfekeyi ihtiyaca çevirmen,
✅Sınırını belirlemen,
✅Patlamadan önce regüle etmeye çalışman lazım.
Öfke doğru yönetilince yıkan değil koruyan olur!
🚨Şayet "HEPSİ BENDE VAR " diyorsan; bu senin hayat kaliteni düşürür, muhtemelen bedensel ve mental olarak yorgunsundur.
Bunun sebebi ise;
Duyguları erteleme alışkanlığı,
Sınır problemi,
Mükemmeliyetçilik/kontrol ihtiyacı,
Görülmeme / değer ihtiyacı,
Uzun süre stres (sinir sistemi yorgunluğu),
Eski kırgınlıkların kapanmaması
Peki bu duygular en çok neyle bastırılır?
Devamı yorumda👇👇👇
Esracoaching Danışmanlık
İletişim no : 05442717699
https://esracoaching.com
#kisiselgelisim #manevipsikoloji #kaygıyönetimi
#öfkekontrolü #suçluluk
...
Seni yanlış anlamakta kararlı insanlara kendini açıklamak için zaman harcama.
Çünkü bazı insanlar anlamak için değil, sadece kendi doğrularını haklı çıkarmak için dinler.
Ne söylersen söyle, seni yine de görmek istedikleri yerden görürler.
Kendini anlatmaya çalıştıkça yorulursun…
İçin daralır…
Ve en sonunda şunu fark edersin:
Anlamak isteyen zaten anlar.
Yanlış anlamayı seçen ise hiçbir zaman gerçekten dinlemez.
Enerjini tüketen yerlere değil, seni anlayan kalplere yönel.
Sen kendini açıklamak zorunda değilsin.
Sen sadece kendin ol.
Bırak bazıları seni yanlış anlasın…
Sen kendini doğru yerde, doğru insanlara anlatırsın.
Esracoaching Danışmanlık
İletişim no : 05442717699
https://esracoaching.com
#kisiselgelisim #manevipsikoloji #farkındalık #egitim #gelişim
Seni yanlış anlamakta kararlı insanlara kendini açıklamak için zaman harcama.
Çünkü bazı insanlar anlamak için değil, sadece kendi doğrularını haklı çıkarmak için dinler.
Ne söylersen söyle, seni yine de görmek istedikleri yerden görürler.
Kendini anlatmaya çalıştıkça yorulursun…
İçin daralır…
Ve en sonunda şunu fark edersin:
Anlamak isteyen zaten anlar.
Yanlış anlamayı seçen ise hiçbir zaman gerçekten dinlemez.
Enerjini tüketen yerlere değil, seni anlayan kalplere yönel.
Sen kendini açıklamak zorunda değilsin.
Sen sadece kendin ol.
Bırak bazıları seni yanlış anlasın…
Sen kendini doğru yerde, doğru insanlara anlatırsın.
Esracoaching Danışmanlık
İletişim no : 05442717699
https://esracoaching.com
#kisiselgelisim #manevipsikoloji #farkındalık #egitim #gelişim
...
Bazı insanların kafası çok yoğundur.
İçini açıp baksan, sanki bir çöp bidonuna dönmüştür: yarım kalmış cümleler, eski korkular, gereksiz senaryolar, “ya şöyle olursa”lar...
Zihin doldukça insanın enerjisi dağılır.
Enerji dağıldıkça hayat karışır.
İşte tam da bu noktada iki seçenek vardır:
Enerjini endişeye harcayabilirsin…
Ya da üretmeye!
Endişe, çözüm değildir.
Zihnin aynı yerde dönüp durmasıdır.
Oysa aynı enerji; iyileşmeye, keyif almaya, büyümeye ve gerçekleştirmeye akabilir. Böylece içindeki potansiyeli de ortaya çıkarmış olursun.
Kendine şu soruyu sor "Ben enerjimi nelere sarfediyorum". Eğer enerjini boşa harcıyorsan kendine bir iyilik yap ve eğitimlerimize katıl. Yeni bir "sen" inşa et.
Unutma! Enerji nereye giderse, hayat oraya akar.
Esracoaching Danışmanlık
İletişim no: 05442717699
https://esracoaching.com
#kisiselgelisim #manevipsikoloji #farkındalık #enerjiniyükselt #hedef
Bazı insanların kafası çok yoğundur.
İçini açıp baksan, sanki bir çöp bidonuna dönmüştür: yarım kalmış cümleler, eski korkular, gereksiz senaryolar, “ya şöyle olursa”lar...
Zihin doldukça insanın enerjisi dağılır.
Enerji dağıldıkça hayat karışır.
İşte tam da bu noktada iki seçenek vardır:
Enerjini endişeye harcayabilirsin…
Ya da üretmeye!
Endişe, çözüm değildir.
Zihnin aynı yerde dönüp durmasıdır.
Oysa aynı enerji; iyileşmeye, keyif almaya, büyümeye ve gerçekleştirmeye akabilir. Böylece içindeki potansiyeli de ortaya çıkarmış olursun.
Kendine şu soruyu sor "Ben enerjimi nelere sarfediyorum". Eğer enerjini boşa harcıyorsan kendine bir iyilik yap ve eğitimlerimize katıl. Yeni bir "sen" inşa et.
Unutma! Enerji nereye giderse, hayat oraya akar.
Esracoaching Danışmanlık
İletişim no: 05442717699
https://esracoaching.com
#kisiselgelisim #manevipsikoloji #farkındalık #enerjiniyükselt #hedef
...
PART2
BU DÖNGÜYE DUR DEDİĞİNDE NE DEĞİŞİR?
1. İÇİNDEKİ AĞIRLIK GİDER
👉Eskiden sebebini bilmediğin bir sıkıntı vardı ya…Sanki sırtında görünmeyen bir çanta taşıyormuşsun gibi…
İşte o çanta iner.
👉 İç çekmeler azalır
👉 “İçim daralıyor” hali hafifler
👉 Nefes daha rahat alınır.
Kişi şunu der:
“Bir şey değişti ama ne olduğunu tam bilmiyorum.”
2. DUYGULAR DENGEYE GELİR
Eskiden:
😡 Çabuk sinirlenme
😪 Ani ağlamalar
😞 Sebepsiz kırgınlıklar varken...
Sonrasında,
🌱 Daha sakin tepkiler olur
🌱 Duygu gelirse geçip gider
🌱 Aynı olaylar artık eskisi kadar sarsmaz
Çünkü artık kişi duygularını kontrol eder hale gelmiştir.
3. KARARLAR NETLEŞİR (BASİRET AÇILIR)
Hep aynı yanlış insanları seçmek
Hep aynı kapalı yollar
Hep “neden yine böyle oldu?” gibi soruların yerine, zincir kırılınca:
✨ Kafa karışıklığı azalır
✨ İç ses netleşir
✨ Doğru-yanlış daha kolay ayırt edilir
✨Algı açılır
Kişi ilk kez kendini, kalbinin sesini duymaya başlar.
4. BEDEN DE RAHATLAR
Çünkü beden hafızası der ki:
“Tehlike geçti.”
🩺 Bazı ağrılar hafifler
🩺 Bazı hastalıklar ya durur ya geriler
🩺 Uyku derinleşir
🩺 Yorgunluk azalır
Bu bir mucize değil.
Bu üzerindeki yükün kalkmasıdır.
5. ÇOCUKLARA GEÇEN ŞEY DEĞİŞİR
En kritik yer burası…
Zincir kırılınca:
👶 Çocuklar aynı yükle doğmaz
👶Daha huzurlu olur
👶Aynı tekrarları yaşamak zorunda kalmaz
Yani sen sadece kendini değil,
senden sonrakileri de özgürleştirirsin.
ÖZETLE...
• Ruh hafifler
• Zihin netleşir
• Kalp yumuşar
• Beden rahatlar
• Hayat akmaya başlar
Ve kişi şunu fark eder:
“Ben artık değişebiliyorum! ”
Peki, senin ailende bu zinciri kıracak kişi sen olabilir misin? Eğer "EVET" diyorsan eğitim başvurusu için bizimle iletişime geçebilirsin.
Esracoaching Danışmanlık
İletişim no : 05442717699
https://esracoaching.com
#kisiselgelisim #manevipsikoloji #atalardangelenaktarımlar #sirayet #farkındalık
PART2
BU DÖNGÜYE DUR DEDİĞİNDE NE DEĞİŞİR?
1. İÇİNDEKİ AĞIRLIK GİDER
👉Eskiden sebebini bilmediğin bir sıkıntı vardı ya…Sanki sırtında görünmeyen bir çanta taşıyormuşsun gibi…
İşte o çanta iner.
👉 İç çekmeler azalır
👉 “İçim daralıyor” hali hafifler
👉 Nefes daha rahat alınır.
Kişi şunu der:
“Bir şey değişti ama ne olduğunu tam bilmiyorum.”
2. DUYGULAR DENGEYE GELİR
Eskiden:
😡 Çabuk sinirlenme
😪 Ani ağlamalar
😞 Sebepsiz kırgınlıklar varken...
Sonrasında,
🌱 Daha sakin tepkiler olur
🌱 Duygu gelirse geçip gider
🌱 Aynı olaylar artık eskisi kadar sarsmaz
Çünkü artık kişi duygularını kontrol eder hale gelmiştir.
3. KARARLAR NETLEŞİR (BASİRET AÇILIR)
Hep aynı yanlış insanları seçmek
Hep aynı kapalı yollar
Hep “neden yine böyle oldu?” gibi soruların yerine, zincir kırılınca:
✨ Kafa karışıklığı azalır
✨ İç ses netleşir
✨ Doğru-yanlış daha kolay ayırt edilir
✨Algı açılır
Kişi ilk kez kendini, kalbinin sesini duymaya başlar.
4. BEDEN DE RAHATLAR
Çünkü beden hafızası der ki:
“Tehlike geçti.”
🩺 Bazı ağrılar hafifler
🩺 Bazı hastalıklar ya durur ya geriler
🩺 Uyku derinleşir
🩺 Yorgunluk azalır
Bu bir mucize değil.
Bu üzerindeki yükün kalkmasıdır.
5. ÇOCUKLARA GEÇEN ŞEY DEĞİŞİR
En kritik yer burası…
Zincir kırılınca:
👶 Çocuklar aynı yükle doğmaz
👶Daha huzurlu olur
👶Aynı tekrarları yaşamak zorunda kalmaz
Yani sen sadece kendini değil,
senden sonrakileri de özgürleştirirsin.
ÖZETLE...
• Ruh hafifler
• Zihin netleşir
• Kalp yumuşar
• Beden rahatlar
• Hayat akmaya başlar
Ve kişi şunu fark eder:
“Ben artık değişebiliyorum! ”
Peki, senin ailende bu zinciri kıracak kişi sen olabilir misin? Eğer "EVET" diyorsan eğitim başvurusu için bizimle iletişime geçebilirsin.
Esracoaching Danışmanlık
İletişim no : 05442717699
https://esracoaching.com
#kisiselgelisim #manevipsikoloji #atalardangelenaktarımlar #sirayet #farkındalık
...
PART 1
ATALARIMIZIN GÜNAHI BİZE GEÇER Mİ?
Bazı ailelerde aynı hastalıklar, aynı acılar, aynı mutsuzluklar tekrar tekrar yaşanıyor…
Peki bu ceza mı? Hayır.
Bu bir sirayet meselesi.
Şimdi birlikte çok basit bir örnekle anlayalım.
Bir baba düşün…
Bir odada ateş yakıyor. Ateşi yakan baba yanıyor. Aynı odadaki çocuk ise dumandan etkileniyor. Çocuk ateşi yakmadı. Dolayısıyla çocuk yanmıyor
ama ateşin dumanından etkilendi.
İşte olay tam olarak bu.
GÜNAH NASIL ETKİ EDER?
Ataların günahı bizim üzerimize doğrudan yüklenmez.
Ama günah işlendiğinde iki ayrı etki oluşur:
1️⃣ Manevi Etki (Hesap Kısmı)
👉 Bu sadece günahı işleyeni bağlar
👉 Hesabı sadece ona aittir
👉 Kimse kimsenin günahını yüklenmez
👉 Ve o hesabın cezası ahirette görülür
2️⃣ Fiziksel Etki (Hasar Kısmı)
👉 Günah bedende bir iz bırakır
👉 Bu iz bazen hastalık olur
👉 Bazen duygusal yük olur
👉Ve bu kısım genetiğe kodlanabilir.
🧬 BU NASIL OLUYOR?
Bedenimizi bir bilgisayar gibi düşün.
Genlerimiz ise onun yazılımı.
Eğer yazılıma virüs girerse ne olur? Bilgisayar bozulur. İşte kişide işlediği günahlara o anda tevbe etmez de devam ederse o günah izi genetiğine kodlanır. Ve o andan itibaren kendisinden gelecek nesle de günahtan kalan izler(haram, beddua, zulüm vs...) bulaşmış olur. Dolayısıyla bu bozuk kodlarda doğacak çocuklarda fiziksel ya da davranış bozukluğuna sebep olabilir.
İşte buna da:
• Halk dilinde IRSİ
• Bilimde EPİGENETİK
• Manevi psikolojide SİRAYET denir.
(Şeytani virüs gibi düşünebilirsin.)
GÜZEL HABER İSE BURADA;
Bu yazılım değiştirilebilir.
Bu döngü kırılabilir.
Her ailede bir ya da bir kaç kişi vardır…
O kişi zinciri kırar. Buna “Etken kişi” ya da "zincirin kırılma noktası" denir. O kişi imam veya önder niteliğindedir..
Peki kişi taşın altına elini sokar, sorumluluk icabı bu döngüyü kırmaya niyetlenirse ne olur?
Bu sorunun cevabını da yarınki gönderimizde verelim inşallah...
NOT: Manevi Psikoloji eğitimimizi ayrıntılı bir şekilde öğrenmek isteyenler kişisel gelişim eğitimlerimize katılıp kendilerini hazırlayarak 2.basamak olan manevi psikoloji eğitimimizi de alabilirler.
Esracoaching Danışmanlık
İletişim no: 05442717699
https://esracoaching.com
PART 1
ATALARIMIZIN GÜNAHI BİZE GEÇER Mİ?
Bazı ailelerde aynı hastalıklar, aynı acılar, aynı mutsuzluklar tekrar tekrar yaşanıyor…
Peki bu ceza mı? Hayır.
Bu bir sirayet meselesi.
Şimdi birlikte çok basit bir örnekle anlayalım.
Bir baba düşün…
Bir odada ateş yakıyor. Ateşi yakan baba yanıyor. Aynı odadaki çocuk ise dumandan etkileniyor. Çocuk ateşi yakmadı. Dolayısıyla çocuk yanmıyor
ama ateşin dumanından etkilendi.
İşte olay tam olarak bu.
GÜNAH NASIL ETKİ EDER?
Ataların günahı bizim üzerimize doğrudan yüklenmez.
Ama günah işlendiğinde iki ayrı etki oluşur:
1️⃣ Manevi Etki (Hesap Kısmı)
👉 Bu sadece günahı işleyeni bağlar
👉 Hesabı sadece ona aittir
👉 Kimse kimsenin günahını yüklenmez
👉 Ve o hesabın cezası ahirette görülür
2️⃣ Fiziksel Etki (Hasar Kısmı)
👉 Günah bedende bir iz bırakır
👉 Bu iz bazen hastalık olur
👉 Bazen duygusal yük olur
👉Ve bu kısım genetiğe kodlanabilir.
🧬 BU NASIL OLUYOR?
Bedenimizi bir bilgisayar gibi düşün.
Genlerimiz ise onun yazılımı.
Eğer yazılıma virüs girerse ne olur? Bilgisayar bozulur. İşte kişide işlediği günahlara o anda tevbe etmez de devam ederse o günah izi genetiğine kodlanır. Ve o andan itibaren kendisinden gelecek nesle de günahtan kalan izler(haram, beddua, zulüm vs...) bulaşmış olur. Dolayısıyla bu bozuk kodlarda doğacak çocuklarda fiziksel ya da davranış bozukluğuna sebep olabilir.
İşte buna da:
• Halk dilinde IRSİ
• Bilimde EPİGENETİK
• Manevi psikolojide SİRAYET denir.
(Şeytani virüs gibi düşünebilirsin.)
GÜZEL HABER İSE BURADA;
Bu yazılım değiştirilebilir.
Bu döngü kırılabilir.
Her ailede bir ya da bir kaç kişi vardır…
O kişi zinciri kırar. Buna “Etken kişi” ya da "zincirin kırılma noktası" denir. O kişi imam veya önder niteliğindedir..
Peki kişi taşın altına elini sokar, sorumluluk icabı bu döngüyü kırmaya niyetlenirse ne olur?
Bu sorunun cevabını da yarınki gönderimizde verelim inşallah...
NOT: Manevi Psikoloji eğitimimizi ayrıntılı bir şekilde öğrenmek isteyenler kişisel gelişim eğitimlerimize katılıp kendilerini hazırlayarak 2.basamak olan manevi psikoloji eğitimimizi de alabilirler.
Esracoaching Danışmanlık
İletişim no: 05442717699
https://esracoaching.com
...